Kayıt ol
  • Sosyal Medya Hesaplarımız:

Şeker Tüketmek Gerçekten Sağlığımız Açısından Tehlikeli Midir

Adanalı

sɹǝʇ nq ʞǝʇ ɹıq ؛ ɐp ɐpunloʎ ʎǝsɹǝɥ ıʞuɐs
Yönetici
10
Katılım
9 Haziran 2018
Konular
1,392
Mesajlar
4,719
Çözümler
5
Reaksiyon puanı
1,283
Puanları
113
Konum
Adana
Cinsiyet
Erkek
Şeker Tüketmek Gerçekten Sağlığımız Açısından Tehlikeli Midir?

Normalden daha fazla şeker tüketen insanlar, daha yüksek tip 2 diyabet, kalp hastalığı ve kanser riski altındadırlar ama aslında bundan, şeker tek başına sorumlu olmayabilir. Günümüzde şeker bir numaralı halk sağlığı düşmanı haline geldi; okullar ve hastaneler kantinlerinden çıkarıyor ve uzmanlar diyetlerimizden tamamen çıkarmamızı tavsiye ediyorlar.

Son beş yılda yapılan araştırmalara göre, günde 150 gramdan fazla fruktoz içeren bir diyetin, insülin duyarlılığını azalttığı ve yüksek tansiyon gibi sağlık problemleri geliştirme riskini arttırdığı gözlenmiştir. Ancak araştırmacılar, yüksek şeker alımının fazla kalori alımı ile birleştirildiği zaman kalori kazanma olasılığını arttıracağı sonucuna vardı. Bu arada, tek bir yiyeceği şeytanlaştırmanın tehlikeli olduğunu ve hayati gıdaları kesmememiz gerektiğini açıkladılar.

Ancak hem karmaşık hem de basit karbonhidratlar, sindirim yoluyla glikoza dönüştürülerek parçalanan ve enerji üretmek ve beyni beslemek için vücuttaki her hücre tarafından kullanılan şeker moleküllerinden oluşur. Kompleks karbonhidratları ise kepekliler ve sebzeler içerir. Basit karbonhidratlar kolay sindirilir ve hızla kan dolaşımına şeker olarak karışır.

Hızlı Şeker

ABD'de yüksek fruktozlu mısır şurubu tüketimi, 1970-1980 yılları arasında diğer gıda gruplarına oranla on kat hızlı bir şekilde artmıştır. Bu da ülke genelinde obezitenin hızla artmasına sebep olmuştur.

Fakat tüm araştırmacılar, yüksek fruktozlu mısır şurubunun obezite krizinde itici etken olduğunu kabul etmiyor. Bazı uzmanlar, obezite seviyeleri yükselirken bile, son 10 yılda şeker tüketiminin azaldığını belirtti. Avustralya ve Avrupa gibi fruktozlu mısır şurubunun fazla tüketilmediği veya hiç bulunmadığı alanlarda da obezite ve diyabet oranında artış olduğunu açıkladılar.

Gıda ürünlerine eklenen şeker, özellikle fruktoz, çeşitli problemler için suçlanıyor. Birincisi, kalp hastalığına neden olduğu söyleniyor. Karaciğer hücreleri fruktozu parçaladıklarında, ortaya çıkan ürünlerden biri zamanla karaciğer hücrelerinde birikebilen trigliserit- bir yağ formudur. Kan dolaşımına bırakıldığında, arter duvarları içindeki yağ dolu plakların büyümesine katkıda bulunabilir.

Meyvelerde bulunan ve yüksek fruktozlu mısır şurubunun önemli bir bileşeni olan fruktoz, atardamarlardaki plağın büyümesine sebep olabilir. Tip 2 diyabetin, ilave şeker alımına da bağlı olduğu düşünülmektedir. 1990'lı yıllarda yapılan iki büyük çalışma, günde birden fazla meşrubat veya meyve suyu tüketen kadınların, tüketmeyen kadınlara oranla diyabet geliştirme olasılığının iki kat daha fazla olduğunu bulmuştur.

Aksi Görüşler

Ama yine de bu sonuçlar, şekerin aslında tek başına kalp hastalığı veya diyabete neden olduğu anlamına gelmez. Lozan Üniversitesi'nde fizyoloji profesörü olan Luc Tappy, diyabet, obezite ve yüksek tansiyonun temel nedeninin aşırı kalori alımı olduğunu ve bunda şekerin sadece nedenlerden biri olduğunu savunan birçok bilim insanından biridir. Birçok bilim adamı, şekerin tek başına şişmanlığa neden olmadığına inanmaktadır. Ancak şeker, genellikle çok yüksek kalori alımı olan bir diyetin parçasıdır. Harcanan enerjiden daha fazla enerji alımı, uzun vadede, yağ birikmesine, insülin direncine ve yağlı bir karaciğere neden olacaktır. Genel olarak, şekerin doğrudan tip 2 diyabet, kalp hastalığı, obezite veya kansere neden olduğuna dair kanıtlar zayıftır.

Tappy, örneğin sporcuların daha fazla şeker tükettiğini ancak daha düşük kardiyovasküler hastalık riski oranlarına sahip olduklarına dikkat çeker. Sporcular genellikle diğer insanlara göre daha fazla şeker tüketirler, ancak egzersiz sırasında şekeri yaktıkları için daha düşük kardiyovasküler hastalık oranlarına sahiptirler.

Yakın zamanda yapılan bir çalışmada, şekerin yaşlı yetişkinlerde bellek ve performansın iyileştirilmesine yardımcı olabileceği bulunmuştur. Araştırmacılar katılımcılara az miktarda glikoz içeren bir içecek verdiler ve çeşitli hafıza görevlerini gerçekleştirmelerini istediler. Diğer katılımcılara kontrol olarak yapay tatlandırıcı içeren bir içecek verildi. Katılımcıların katılım düzeylerini, hafıza puanlarını ve ne kadar çaba harcadıklarına dair kendi algılarını ölçtüler.

Sonuçlar, şeker tüketen yaşlı insanların, daha fazla çaba göstermiş gibi hissetmeden, tam kapasitede zor görevleri gerçekleştirmek için motive olduğunu gösterdi. Artan kan şekeri seviyeleri de görev sırasında kendilerini daha mutlu hissettirdi. Daha yaşlı yetişkinlerde, şekerli bir içecek tüketmek, bir görev sırasında onları daha motive ve hatta daha mutlu hale getirebilir. Genç yetişkinlerde ise, glikoz içeceği tüketildikten sonra enerji artışı görüldü, ancak bu durum genç yetişkinlerin ruh hallerini veya hafızasını etkilemedi.
 

Yorum yapmak için bir hesap oluşturun veya giriş yapın

Yeni bir konu oluşturabilmek veya konulara cevap verebilmek için sitemize üye olmanız gerekmektedir

Hesap oluştur

Forum sitemizde bir hesap oluşturun. Bu işlem çok kolay!

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Giriş yapın.

DMCA.com Protection Status
Üst